Germinal

emile zola germinal kitap yorumu
Bu yazıyı 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Bazı kitapların değeri, yazarları hayattayken anlaşılamayıp öldükten uzun süreler sonra fark edilmiştir. Birazdan bahsedeceğim Germinal gibi kimi kitaplar ise yazarı henüz hayattayken bile o kadar tanınmış ve sevilmiştir ki cenazesi, onu uğurlayan halk tarafından kitabın adının nidalarıyla defnedileceği mezara uğurlanmıştır.

Germinal işte bu denli bir etki meydana getirmiştir hem kendi toplumunda hem de dünya genelinde. Öncüsü sayıldığı natüralizm akımına “Germinal” gibi başyapıt kazandırmış olan Zola’nın böylesi bir kitabı yazma serüveni de tam olarak kendinden bekleneceği şekilde gerçekleşmiştir; gözlem ve deneyimler. Maden ocaklarında çalışan kömür işçisi sınıfının zorluklar içerisindeki çalışma ve yaşam -kimi zamanlar yaşamanın bile lüks sayılacağı- şartlarını ve onların sırtından ve emeğinden geçinen cebi para dolsa da gözü paraya doymayan patron sınıfının tüm bunlar karşısındaki tutumlarını son derece vurucu bir biçimde ele alıp tüm toplumun gözleri önüne sermiştir.

Şiddet hiçbir zaman başarılı olmamıştır, dünyayı bir tek günde yeniden kurmanın imkânı yoktur. Size her şeyi bir anda düzelteceklerini söz verenler, ya birer yalancı veya birer namussuzdurlar.

Germinal, Emile Zola
Editör Notu : Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz.

9 Şubat 1884 tarihinde Anzin(Fransa) maden ocaklarında patlak veren bir grev sebebiyle yaptığı ziyaretinde madencilerin arasına karışan yazar, işçilerin çalıştıkları yerleri gezip meyhanelerde sohbetlerine eşlik etmiştir. Bir yandan hayatta kalabilme mücadelesi verip diğer yandan ise aynı hayatı ailelerine de sunabilme çabalarını bizzat o baraka tarzı evlerin içlerine girerek görmüştür.

İşte tüm bu deneyimlerini bir yandan notlar da alarak hem hafızasına hem de defterine kaydetmiş olan Zola, okuyucuların kendilerini bizzat olayların içindeymiş gibi hissedeceği; açlığı, sefaleti, bir maden ocağının derinlerindeki ağır rutubet kokusunu, kömür galerilerinin dayanılmaz sıcaklığını, uzun saatler boyunca karanlıkta kalan gözlerin ışığı görünce yaşadığı şaşkınlığı, insanüstü çaba gerektiren uzun bir mesainin sebep olduğu o müthiş yorgunluğu, tüm bunlara daha fazla karşı koyamayıp yiten canları, o canların ardından bakan diğer canların acısını ve bunlardan çok daha fazlasını tüm benlikleriyle yaşayacakları bir eser kaleme almış. Emile Zola‘nın gözlemlediği vakıalar aslında 1884 yılında yaşanmış olsa da roman 1860’lı yıllarda geçmektedir. Manası “tohum” olan kitabın ismi, konu ettiği sujelerin her birinin birer tohum olarak görülmesine binaen konulmuş: Germinal…

Roman, o dönemde Kuzey Fransa’da yer alan Montsou kasabası ve yanındaki kömür madeninde geçiyor. Romanın baş kahramanı Etienne‘in kasabaya gelişiyle birlikte başlayan olaylar silsilesi ve bunlarla birlikte anlatılan madenci ailelerinin yaşamları çok doğal bir anlatımla ele alınmış. Romandaki her bir karakter birbirinden çok farklı mizaçlara sahip ve temsil ettikleri toplumsal rollere çok güzel uymuşlar. “anne” olarak karşımıza çıkan insanların bile her biri birbirinden çok farklı özelliklere sahip. Bu da romana bambaşka bir zenginlik katmış. İşte tüm bunlar sayesinde okurken karşınıza çıkan bir karakterden kendinize bir bağ kurmanız çok olası bir durum. Ele alındığında çok yoğun ve okunması zor gibi gelen bir kitap olmasına rağmen daha ilk betimlenen sahnelerden itibaren olayın akışına kapılıp bizzat yaşıyormuş hissine kapılacağınıza eminim.

Asla bitmiş bir şey yok, her şeyin yeniden başlaması için bir parça mutluluk yeter.

Germinal, Emile Zola

Benim en çok dikkatimi çeken ise Dostoyevski romanlarında yaşamaya alışık olduğumuz kasvetli ve karamsar ruh halinin burada da kendini göstermesi. Gerek sahnelerin genel olarak bir maden ocağının derinlerinde geçiyor olması gerekse dışarıdaki havanın çoğunlukla yağmurlu veya karlı olması bu ruh halini destekliyor. Germinal, her ne kadar insanı kendine bağlayan bir roman olsa da ele aldığı konuların çetrefilliliği ve içerdiği karakter yoğunluğu sebebiyle ağır bir roman. Bu nedenle, okumak isteyen takipçilerimizin okumadan önce buna da dikkat etmelerini tavsiye ederim. Her daim kitaplarla olmanız dileğiyle, keyifli okumalar…

Bu Kitabı En Ucuza Nereden Alabilirim? Tıkla !

Bu kitabı okumuş muydun?Düşüncelerini Paylaş