Oltadaki Balık Türkiye

oltadaki-balik-turkiye-emin-deger
Bu yazıyı 2 dakikada okuyabilirsiniz.

Değerli dostlar, uzunca bir aradan sonra zahmetli bir zamanda okuduğum ve bir türlü içime sindiremediğim, beni, bizi, sizi, onu anlatan yani Nazım’ın da dediği gibi:

 Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
                         Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
                        enfarktında yüreğimin,
                 alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...
( Yine Memleketim Üstüne Söylenmiştir, Nazım Hikmet)

Bu ülkeyi anlatan vatansever emekli Albay Emin Değer’in Oltadaki Balık Türkiye adlı eserinin tanıtım yazısına; sizlerle bir araya gelmenin mutluluğu ve birazdan bahsedeceğim kitabın bende oluşturduğu derin iç muhasebe ve güzel yurdumuzun dahili ve harici düşmanlarını şöyle böyle değil belgeleriyle, delilleriyle kesin ve sert bir dille şahsım adına bu kadar geç kalınmışlık ve “elden ne gelir ki” çaresizliğiyle öğrenmenin vermiş olduğu duygu yoğunluğuyla başlamak istiyorum.

Kitabın içeriğine giriş yapmadan önce ilk defa “siyaset-politika” minvalinde bir kitap okumanın sıkkınlığı ve sabırsızlığını yaşamış olduğumu belirtmek isterim. Ama her çevrilen sayfa sizi gerçeklerle yüz yüze bıraktıkça kitaba bağlanıyor ve elinizden düşürmüyorsunuz. Hele ki bu kitabı takip ettiğiniz gazeteci yazar Banu AVAR’ın tavsiyesi ile elinize almışsanız.

Emin Değer’in Oltadaki Balık Türkiye adlı kitabını, her Türk vatandaşı, ders kitabı okur gibi okumalı ama özellikle kitabın kapağında ve ilk sayfalarında yer alan mektubu çerçeveletip duvarına asmalıdır!

Banu Avar

Bahsedilen, Rockefeller’ın Eisenhower’a yazdığı 1956 tarihli, “Başkan’a Gizli Mektup” adlı mektubudur ki bizlere çok şey anlatır, bizleri düşündürür, sorgulatır.  Hele 1964 tarihli Başbakan İsmet İnönü’ye yazılan ABD Başkanı Johnson’ın mektubu var ki geçmişten günümüze -yakın zamanda Başkan Trump’ın da Cumhurbaşkanımıza yazmış olduğu mektupla büyük benzerlik göstermekte – emperyalizmin Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk Halkına bakışını apaçık ortaya sermektedir.

Sayın Başkan, oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur. Örneğin Türkiye…

Oltadaki Balık Türkiye, Emin Değer

Biraz da yazarın dilinden ve kitabın fiziki yapısından bahsedelim: Tabi bir siyaset-politika kitabı olduğundan pek de edebi olmadığını fakat buna rağmen oldukça sade, akıcı ve sürükleyici bir dile sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca öyle çokta yabancı kavramlar bulunmamaktadır. Kitap Kilit Yayınları tarafından yayımlanmış 536 sayfalık bir eserdir.

Eserin yaklaşık ilk 110 sayfası önceki baskılara önsöz olarak yayımlanmış. Yine okunmalı ve üzerinde düşünmeli. Sonrasında ise sırasıyla:

  1. Yeni Emperyalizm
  2. Abd, Ortadoğu ve Türkiye   
  3. Çok Uluslu Şirketlerin Tuzağında Oltadaki Balık Türkiye   
  4. Abd Neden Türkiye’de   
  5. Sözleşmelerin Tuzağında Yada Bağımsızlıktan Bağımlılığa  
  6. Çıkış Yolu Açılır mı, 12 Eylül, Niçin?

Yukarıdaki başlıklardan da anlaşılacağı üzere güzel ülkemizin tüm Dünyaya örnek, Kurtuluş mücadelemizden kısa bir zaman sonra alt ettiğimiz emperyalizmin kucağına maalesef nasıl atladığımızı kronolojik sırayla anlatan yazar, biz Türk Halkı’na da kurtuluşun reçetesini ara ara sunuyor ve içimize ümit tohumları ekmekle kalmıyor, bizleri cesaretlendiriyor.

Son söz: Ne demişti Oktay AkbalÖnce ekmekler bozuldu.

İnanmaya devam edin…

KitabınaBak – Bu Kitabı En Ucuza Nereden Alabilirim? Tıkla!

Bu kitabı okumuş muydun?Düşüncelerini Paylaş