Kiralık Konak

kiralık konak yakup kadri
Bu yazıyı 2 dakikada okuyabilirsiniz.

Edebiyat tarihçileri tarafından “bir çöküş dönemi romancısı” olarak adlandırılan Yakup Kadri Karaosmanoğlu‘nun Kiralık Konak eseri yine bu adlandırmaya yakışacak mahiyette bir çöküşün romanıdır. Nedir çöken? Çöken Naim Efendi’nin konağıdır özelde. Genelde ise bir ailenin, bir imparatorluğun, bir neslin, ahlakî değerlerin çöküşüdür.

O kadar necabet ve salfibetle başlayan o büyük Tanzimat cereyanı döne dolaşa, nihayet İstanbul’un ortasına Seniha gibi bir kadınla Faik Bey gibi bir erkek örneği bırakıp gitmişti. Türk dehasının yaptığı bu son medeniyet tecrübesi de gelmiş ve gelecek nesillere acı bir imtihan olmaktan başka bir şeye yaramamıştı.

Kiralık Konak, Yakup Kadri

Eserde “İstanbulîn” diye adlandırılan neslin yegane temsilcisi Naim Efendi’nin -torunları ve damadı vasıtasıyla- konağına giren Batılı kültürün konağı, aileyi nasıl yıktığını görürüz. Bir neslin çatışmasının romanıdır Kiralık Konak. Naim Efendi’nin tutkuyla sevdiği torunu Seniha’nın Batılılaşma adı altında yitirdiği ahlakî değerlere ve çürüyüşe açık bir şekilde şahit oluyoruz.

Seniha, zevk ve haz bahsinde Faik Bey’in çiğneyip, emip yere attığı meyvelerin posasına, ağzının suyu akarak, dişlerini uzatan bir obur dilenci gibiydi; kendisi de, Faik Beyin yanında biraz bu kadar aşağılara indiğini hissederdi.

Kiralık Konak, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bir Bovarizm vakası olan Seniha ruhu asla tatmin olmayan Madam Bovary’nin Emma karakterini hatırlatır bize.

Editör Notu : Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz.

Yeni neslin tüm bozukluğuna rağmen eserin tek müspet karakteri diyebileceğim Hakkı Celis ise Yakup Kadri’nin sözcüsüdür. O, eserde değişen tek kişidir. Hakkı Celis’in değişimi aslında Yakup Kadri’nin değişimidir. Başlangıçta Serveti Fünun hareketi içerisinde bulunup daha sonra Milli Edebiyat’a yönelen Yakup Kadri’nin değişimini temsil eder Hakkı Celis. Hakkı Celis, Seniha’ya olan aşkını aşıp vatan yoluna kendini adayan bir gence dönüşecektir.

Mütareke döneminde sıcağı sıcağına yazılan bu eserin dili akıcı ve sadeydi. Okurken zorlanmayacağınız kısa bir eser. Yakup Kadri‘nin mizacından kaynaklanan kötümser bir bakış açısı vardır ki bu da çok buhranlı değildi bence. Ayrıca yazarın “adi ve riyakar bir nesil” diye nitelendirdiği Servet Bey’in utanmazlığı beni eğlendirdi bile diyebilirim. 🙂 Böyle yüzsüz insanların hayatımızda da var oluşundan kaynaklı sanırım bu tiksintiyle karışık eğlendirme hali. Belki bunu yalnızca ben hissetmişimdir bilemiyorum.

Herkese keyifli okumalar…

Sema Mete

Misafir Yazar

KitabınaBak – Bu Kitabı En Ucuza Nereden Alabilirim? Tıkla!

Bu kitabı okumuş muydun?Düşüncelerini Paylaş