Var Olmak

var olmak nurettin topçu kitap yorumu
Bu yazıyı 2 dakikada okuyabilirsiniz.

Bir Nurettin Topçu kitabı olan Var Olmak ile karşınızdayım bu sefer.

Ufakça bir eser ve iddialı bir adla çıkıyor ilkin karşımıza yazar. Peki kitabın ismini doldurdu mu yoksa iddiasından mı vuruldu Nurettin Hoca diye soracak olursanız bu konuda hüküm vermeye muktedir değiliz. Çünkü kendisinin bu adla çıkarılmış bir kitabı yok. Bu eser farklı yerlerde kaleme alınmış yazılarının derlemesi aslında.

Çile, Tanrı lokmasıdır; hazır değilsen hazmedemezsin.

Var Olmak, Nurettin Topçu (S.120)

Fakat kabule değer bir başlık olmuş çünkü bildiğimiz bir çok kavramı baştan tanımlıyor Nurettin Topçu. İşte tam bu noktada kitabın evrenselliğini yitirdiğini düşünüyorum. İnanmayı, sevmeyi, düşünmeyi, benliği, kuvveti, hürriyeti… Kendi penceresinde var etmek gayesinde. Fakat tehlikeli bir nokta var ki bunlar insanlığın evrensel değeri olmakla birlikte herkesin farklı içerikle doldurup anlamlandırdığı kavramlar.

Editör Notu : Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz.

Flu nokta tam olarak burada başlıyor. Haklısın diyemiyoruz hocaya fakat haksız da değil. Bu kavramların tanımları üzerinde asgari bir tanımda mutabık kalınsa dahi kelimelerle oynayıp yine herkes kendi düşüncesini, ideolojisini, inancını belki de duygularını ekleyip yeniden anlamlandırmaya girişecektir. Bundan kurtulamayız gerçi kurtulmak zorunda da değiliz. İşte tam olarak bunu yapıyor Var Olmak’ta Nurettin Topçu. Kendi inanç ve düşünceleriyle harmanladığı tanımları sunuyor farklı farklı konularda. Okuma ahengimi tırmalayan yanı ise verdiği tanımları mutlak, hakikat olarak sunması. Dışlayıcı bir üslup var önceki tanımlara. İçini doldurayım derken dışını kaybetmiş kavramların. İnanan bir insan olarak söylüyorum bunu çünkü hiçbirimizin insanlığın kavramlarını tekelleştirme hakkı yok. Ben de yeri geliyor yazar gibi düşünüyorum çünkü öyle inanıyorum ve inancım düşünceme şekil veriyor ama inanmayan yahut farklı bir inanca sahip olanı bu kadar uzak tutmaya, bu kavramlardan nasibi yokmuş gibi davranmaya hakkımız yok gibi geliyor bana.

İnanmak; ruhun tabiatı istilasıdır.

Var Olmak, Nurettin Topçu (S.26)

Topçu genel olarak eserlerinde idealist bir kıyafet sunuyor ve kendi tanımladığı bu kavramları da ancak o mankenlere yakıştırıyor. Yeri geliyor hiç bir bedenini bulamıyorsunuz var ettiği kıyafetin. Oysa kıyafet bellidir iki kolu olmalı, boyundan geçmeli… Yakışmıyor olması farklı bir konu fakat kıyafet kalmadı giyeceğimiz. Herkes ahlaksız, riyakar, düşüncesiz, çilesiz, ruhsuz bu toplumda (!)

Söylem olarak yer yer uysal; tasavvuf bahçesinde geziyor yazar. Kimi yerde celalli; kan kusuyor olmazlara, olamayışlara, hamlara.

Okunası bir kitap, duyumsanacak bir ahlak var tabi ki de kitapta. Özellikle “Sanatkar” başlığı altındaki yazı, okunurken basamak basamak kürsüye çıkarıyor okuru bir de bakıyorsun karşında dinleyiciler. Üslubu ile tamamlıyor eksikleri bu bölümde.

En iyiler, en çok duyanlar, en çok bilenler, incelmiş sanatkar ruhlar; içinde doğru bir tek çizginin bulunmadığı hatta aydınlığın bile kırıldığı bir dünyada yaşamaktan ızdırap çektiler.

Var Olmak, Nurettin Topçu (S.19)

Okumazsanız çok bir şey kaybetmezsiniz ama okursanız belki kazanır hiç olmazsa kaybetmediğinizi kendiniz müşahede edersiniz.

Editör Notu : Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz.

İyi okumalar dilerim.

KitabınaBak- Bu kitabı en ucuza nereden alabilirim? Tıkla !

Bu kitabı okumuş muydun? Yorum Yap ! Düşüncelerini Paylaş