Yerli Yersiz Cümleler

Yazar : Nazan Bekiroğlu
Sayfa Sayısı : 464
Yayınevi : Timaş Yayınları

Bir kitabın anlattıklarından çok hissettirdikleridir önemli olan. Ve çoğunlukla anlamak, öğrenmek için değil hissetmek için okuruz bazı kitapları. Bunun için severiz onları. İşte bugün size bahsedeceğim kitap da benim için öyle bir niteliğe sahip. Bir şeyler anlatmak değil hissettirmek üzere yazılmış gibi. En azından benim için öyle. Bunu isminden de anlamak mümkün. Yoksa insan bir şeyler anlatmak için yazdığı kitabına “Yerli Yersiz Cümleler” başlığını neden koysun ki? Belli ki anlatmak değil derdi. Aktarmak… Duygularını, duyumlarını, hislerini aktarmak niyetindedir yazar. İçindeki kaos ve çatışma ortamı da işte böyle “Yerli Yersiz Cümleler” çıkarmıştır ortaya.
Aslında çoğumuzun vardır böyle girift, içinden çıkılmaz halleri. Bu nedenle yabancı değildir bize söylenenler. Her hece olmasa bile birçoğu gelir dokunur en derûnumuza. Rahatsız olup acı duymamız gereken yerde rahat bir nefes alırız işte o an. Zira artık biliriz ki yalnız değiliz. Dünya üzerinde bizimle aynı hislere nigehbân bir kalp daha atmaktadır.
Ama yetmez bu. Yalnızızdır her şeye rağmen. Her ne kadar aynı hisleri paylaşsak da kitap bittiğinde yine kendi yalnızlığımızın içine hapsolacağız. Yalnızlığımıza faydası olmayacak bizimle aynı hisleri paylaşan o kişinin.O nedenle, derûnumuza dokunan bir kitap bulduğumuzda hiç bitmesin isteriz. Bittiğinde ise hemen bir yenisini bulup onunla teselli bulmaya çalışırız.



Editör Notu: Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz. 🙂
Evet şimdi bu son söylediklerimin kitapla nasıl bir ilgisi olduğunu düşünüyorsunuzdur muhtemelen. Bir ilgisi yok aslında. Kitabın üzerimde bırakmış olduğu etki sürükledi beni buraya. En iyisi yeniden kitabımıza dönelim.
Nazan Bekiroğlu’nun daha önce de “Mavi Lâle” isimli kitabını ele alan bir inceleme kaleme almıştım. Yazar hakkındaki görüşlerimi ve kendisine duyduğum hayranlığı orada özel olarak dile getirmiştim zaten. O yüzden kendisi hakkındaki görüşlerimizi orada bırakıp bu kitaba dönelim.
Kitabın önsözünde de bahsedildiği üzere Nazan Bekiroğlu’nun ilk gözağrısının üzerinden tam 20 yıl geçtikten sonra yazılmış bir eser bu. Süreç içerisinde daha birçok güzel esere imza atmış olmasına rağmen bunun yeri ayrıdır yazar için. Yaşamının farklı dönemlerinde yazmış olduğu fakat hiçbir yerde yayınlanmayan yazı parçalarının ve yayımlananlardan seçilenlerin bir araya getirilmesiyle meydana gelmiş. Bir bakıma “Yaşamından altını çizdiği bölümler” de denebilir bu yazı parçalarına. Bundan dolayı da daha önceki kitaplarını okumuş olanlar bu kitabın birçok yerinde tanıdık cümlelerle karşılaşacaklardır. Fakat yine de onların aynısıdır diyemiyoruz, çünkü altı çizili yerler olduğu gibi değil, birtakım ekleme ve düzeltmelerle aktarılmış buraya. Bu sebeple de okuyanların diğer kitaplarda altını çizmiş oldukları cümlelerin bir kez de burada altını çizeceklerinden kuşkum yok. Tabi yenilerini de ekleyerek…



Editör Notu: Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz. 🙂
İlk kez karşılaştığımız cümlelerin güzelliği ise daha önce gün yüzüne çıkarılmamış olması sebebiyle yazara bir miktar sitem duymamıza neden oluyor. Keşke sizinle daha önce tanışsaydık diyoruz okuduğumuz satırlara ve hece hece kapılıp gidiyoruz büyüsüne.
Sözün kısası, hissetmeyi özleyenlere ve yeni şeyler hissetmek isteyenlere gecikmeden uğramalarını istediğim bir diyârın yol tarifidir tüm bu yazdıklarım.
Her daim kitaplarla olmanız dileğiyle, keyifli okumalar…

Kitapmetre – En ucuza nereden alabilirim ? Tıkla
6

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.