Sineklerin Tanrısı

Bu sitede sizlere daha önce Bülbülü Öldürmek, Cesur Yeni DünyaDönüşüm, ErmişGençlerle Başbaşa , Kelime Defteri  ve Sokrates’in Savunması kitaplarını tanıtmaya çalışmıştım. O yazıları da okumadıysanız istediğiniz yazının üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu yazı veya eski yazılarım hakkındaki yorumlarınızı da her zaman bekliyorum.

Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum aslında. Bu kitabı hangi kelimeler tanımlar, anlattıklarını hangi cümleler ifade eder kestiremiyorum. O yüzden şimdiden bu kitabın hakkını veremiyorsa bu yazı affola.

Kitap İngiliz yazar Sir William Golding’in eseri.

En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.

Kitap kısaca atom çağında  bir savaş sırasında korunmak için bir yere götürülen bir grup çocuğun uçağının ıssız bir adaya düşmesi ve çocukların başından geçenler üzerine kurulu.

Ne kadar mükemmel değil mi? Çocuksunuz, başınızda yetişkinler ve onların sıkıcı kuralları olmadan bir hayat. Belki de küçükken hayalini bile kuranlar vardır aramızda. İlk görüşte çocuksu bir kitap gibi gelebilir böyle anlatınca ama sakın öyle sanarak hataya düşmeyin. Hatta yazar da sizin böyle sanmanız için Ballatyne’in Mercan Adası kitabına bir sürü atıf yapmış. Mesela düştükleri ada yine mercan adası ve baş karakterler Ralph ve Jack. Ama Mercan Adası aşırı bir iyimserlikle yazılmış ve kitabımızda da olup bitenler Mercan Adası ile hiç mi hiç benzerlik göstermemektedir.




Kitapta yetişkin kontrolünden kurtulan çocukların doğanın şartlarına uyarak nasıl yavaş yavaş insanlara özgü şeyleri kaybettiklerini ve insanın özünde kötü olduğu ilmek ilmek işlenmiş. Aslında kitap bir yandan da “tüm çocuklar melektir.” düşüncesini de yıkmış.

Cennet gibi bir adaya düşen çocukların o adayı nasıl cehenneme çevirdiğini ve insanın kötülüğünü bize o kadar yoğun bir şekilde veriyor ki siz de inanıyorsunuz kötü olduğunuza bir yerden sonra.

Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler; düzgün bir ilişki kurulamıyordu aralarında.

Kitaba dönecek olursak, kitap tamamen alegorik bir eser. Aslında yazarın kurduğu her olay ve her karakterin ardında fazladan bir mana bulunuyor. Saf iyiliği temsil edenler, saf kötülüğü temsil edenler, ilk bozulmalar…

Bu açıdan dikkatli okunması ve okurken üzerine düşünülmesi gereken bir konusu var kitabın tüm satırlarında.

Okunmakta kesinlikle zorlanmayacağınız bir kitap. Gerek sürükleyiciliği gerek verdiği mesajlar ve olay örgüsü gayet yerinde. Kitabı okuyunca ise insanın aslında doğasının kötü olduğu, sahip olduğu kötü özelliklerinin çıkmaya yer aradığı, sahip olmak istediği şeyler için her şeyi göze alabildiğini görebilmiş oldum. Kitap her ne kadar alegorik bir eser olsa da yazdıkları hayatın gerçeklerinden oluşuyor.




Velhasıl kelam kitabı okumak isteyenlere kesinlikle beklememelerini, okumayı düşünmeyenlerin ve yeni tanıyanların ise listelerine eklemelerini tavsiye ederim.

Keyifli okumalar…

 

Kitapmetre – En ucuza nereden alabilirim ? Tıkla
0

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: