Ruh Adam

Yazar : Hüseyin Nihal Atsız
Sayfa Sayısı : 308
Yayınevi : Ötüken Neşriyat

 

Daha önce tanıttığım

 Semerkant , Ana , Tohum  , Bir Mabed İşçisi

kitaplarına üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Ruh Adam “kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerası”  olarak tanıtılmış kitabın arka kapağında.

Bir roman edasıyla başlayan eser bir yerden sonra doğaüstü karakterlerle devam ederken  sizi gerçeklikten hayal dünyasına sevk ediyor. Sürekli bir gerçek ve hayal arasında gelgit yapmakta ve okuyucuyu bulunduğu ortamdan dışarıya çıkarmaktadır.



Selim Pusat adlı bir askerin, daha gerçekçi olmak gerekirse asker olan bir Selim Pusat’ın ruh dünyasını sembolizmdem yararlanarak okuyucuya sunmakta. Özellikle üniformalı meslek mensubu olanlar için okura daha derin anlamlar katacağı, Selim Pusat’ın gerçek-hayal ikilemine okuyucunun hatıralarının da ekleyeceği  kesin.

 

Ruhen de asker olan bir karakterin sivil hayatı ve aşkla tanışmasını içeriyor elinizdeki kitap. Aşkla tanışma diyorum çünkü mesleki bağlılığının her türlü düşüncesini ve yaşamını sarmış bir karakter adını bilmediği duygularla yüzleşiyor.

Eser bir roman gibi akarken sonlara doğru doğaüstü karakterlerin hakimiyeti ortaya çıkmakta ve bu durum; okuru, verilmek istenen mesajı doğru algılayabilmek için düşünmeye, çaba göstermeye sevk etmekte.

Kitabın arka kapağında da belirtildiği üzere okurken cidden “acaba tamamı bir rüya mı?” der gibi tereddüde düşürüyor okuyucuyu. Kitap ayrıca karaktere kendi iç dünyası ile ilgili tahlillerin yer almasıyla ayrı bir zenginlik kazanmış.

Dili oldukça sade olan eser gerek doğaüstü gerek gerçek kişilerin isimlerinden milliyetçiliği ilmek ilmek işlemiş ve bir Atsız imzasını içinde barındırmış durumda. Dikkatle incelendiğinde hem doğaüstü karakterlerin hem belirtilen sembollerin karşılıklarının bulunduğu kabul edilecektir. Özellikle karakterin iç konuşmaları, karakterin kendisiyle olan samimi ama bir o kadar da çetrefilli düşünce-duygu ikileminde yüzmek okuyucuyu okyanusta başı boş bırakıyor gibi. Kitap aslında Yusuf Atılgan gibi yazarların bireyi bütün samimiyetsizliği ve maddi bütünlüğüyle bir et parçası olduğu gerçeğine karşı çıkarak karakteri bir ruh portresi olarak ele almakta ve bu iklimin enginliğini gözler önüne sermektedir. Enginlik diyorum fakat bunu sıradan bir derinlik olarak adlandırmak da okuyucunun okuma tercihleri arasında kendine uygun bir kıyafet giyerek belirecektir.



 

Kitap, aslında Selim Pusat’ın aşk ile olan tanışmasını ele almakla  sınırlı kalmıyor.Her hangi bir duygu ile derinlemesine ilk defa karşılaşan herkes yeni bir ruh tanımakta,tanışma faslı yaşamakta ve buna bağlı olarak kendi konumunu tayin etmektedir. Dolayısıyla kitabı okurken olaydan kopmadan fakat sembolizmin etkisinde kalarak kavramsallaştırma yapılması ve eserin kapsayıcı tahliline dikkat edilmesi gerektiği kanaatindeyim.  

Bir ‘ruh adam‘ ile tanıştırdım sizi ben müsaade isteyeyim. Siz artık başbaşa konuşun, paylaşın ortak noktalarınızı… 

Selametle. 

Kitapmetre – En ucuza nereden alabilirim ? Tıkla

 


Yazarın Diğer Yazıları
1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.