Kuyucaklı Yusuf

Bugün yine sizlerden gelen bir yazıyla karşınızdayız.

Sizde yazı göndermek için bize ulaşabilirsiniz.

Yazar : Sabahattin Ali
Sayfa Sayısı : 220
Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları

“1903 senesi sonbaharında, yağmurlu bir gecede Aydın’ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak Köyü’nü eşkıyalar bastı ve bir karı koca öldürüldü.” Daha ilk cümlesiyle beni etkilemeyi ve içimde tatlı bir heyecan uyandırmayı başarmıştı.
Sabahattin Ali, edebiyat hayatına şiirle başlamış daha sonra roman ve hikaye yazmıştır. Hikayeciliğe toplumcu bir anlayış getirmiştir.
Tasvirci yönü kuvvetli olan Sabahattin Ali çevre betimlemelerinde ve psikolojik çözümlemelerde oldukca başarılıdır.
Anadolu gerçeğine daha önceki yazarlar gibi bir bürokrat aydın gözüyle bakmamış, edebiyatımızda köye ve köylüye en büyük ilgiyi ilk olarak o göstermiştir.
Ezilen insanların acılarını ve sömürüşünü işlemiş olan köy ve kasaba öykücüsüdür.
İlk romanı olan Kuyucaklı Yusuf, toplumcu gerçekçi Türk edebiyatının ilk başarılı örneğidir.



Editör Notu: Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz. 🙂
Sabahattin Ali, “İçimizdeki Şeytan” ve “Kürk Mantolu Madonna” eserleriyle de başarıya ulaşmış sevilen bir yazardır.
Kuyucaklı Yusuf’a dönecek olursak, Yusuf, başına gelen korkunç bir olaydan sonra evlatlık alınan, Muazzez ve babası dışındaki insanlarla samimiyet kuramayan, paranın gücü ve neden olduğu çirkefliklerin başına vahim olaylar getirdiği yetim bir çocuktur.
Özellikle kopan parmağının acısına aldırmadan anne-babasının başında sabırla ve soğuk kanlılıkla beklemiş olması gerçekten büyüleyiciydi.
Paranın gücü… Evet, para, sahibine birtakım üstünlükler sağlıyor olabilir ama bu asla onun güçlü olduğunu göstermez. Para ancak duygusuz, açgözlü, kalbi çirkinliklerle dolu insanların üzerinde güç sahibidir tıpkı Şahende Hanım’da olduğu gibi.
Kitapta Kuyucaklı Yusuf’un yaşadığı olaylara karşı dik duruşu, maruz kaldığı dışlanmışlık, gördüğü ihanetlere rağmen çok sevdiği karısından vazgecmeyişi ve tüm zorluklara rağmen göstermiş olduğu hayat mücadelesi çok güzel bi biçimde kaleme alınmıştı.
Kitabı okuduğum süre boyunca Muazzez’e çok kızıyordum çünkü ‘paranın gücü’ne karşı koyamayan annesinin onu kendi oyunlarına alet etmesine izin vermişti. Buna engel olabilir, Yusuf’u düşünüp yaptığı hatadan dönebilirdi fakat o üstünü örtmeyi ve ilerleyen süreçte Yusuf’a yalan söylemeyi tercih etti. Bence Muazzez’in bu yaptıkları onun gerçek sevgiden ne kadar uzak ve Yusuf’un saf duygularını hak etmeyen aciz bir kişiliğe sahip olduğunu gösteriyordu.
Gelgelelim Sabahattin Ali’nin betimlemelerine. Kelimelere yüklediği anlamlar o kadar başarılıydı ki okuduklarım yüreğime tatlı bir dokunuş yapıyor ve adeta Edremit’teymiş ve tüm bunlara müşahid oluyormuşum gibi hissettiriyordu bana.



Editör Notu: Reklamlara tıklayarak bize destek olabilirsiniz. 🙂
Heyecanın sürekli üst seviyede olduğu bu güzel kitap akıcılığı ile beni olaydan olaya sürükleyip birbirinden farklı yoğun duygular içine girmemi sağlıyordu.
Kuyucaklı Yusuf’un benim gibi, sürükleyici kitap tutkunu olan okuyucuların hiç sıkılmadan bir solukta okuyup bitirebilecekleri bir kitap olduğuna inanıyorum. Okuduktan sonra bu kitabın benim kalbimde olduğu gibi onların kalbinde de güzel bir yer edinmeyi başaracağından eminim.

FerÎde Leylâ
Misafir Yazar
KitabınaBak- En ucuza nereden alabilirim ? Tıkla
1

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: