Kesin inançlılar

Yazar : Eric Hoffer
Sayfa Sayısı : 196
Yayınevi : Plato Film Yayınları

Daha önce bu site sayesinde sizlere SemerkantAnaTohumBir Mabed İşçisiRuh Adam, Resimde GörünmeyenAylak Adam, İnsan Ne İle Yaşar?Bunlar Da Mı İnsan ve Konuşmalar kitaplarını tanıtmaya çalıştım. O yazılarıma da kitapların ismine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kitle hareketlerinin, başlangıç aşamasından son bulmasına kadarki süreçte hangi dinamiklerle yola çıktığı, hangi katalizörlerle yoluna devam ettiği ve hangi hastalıklarla yatağa düştüğünün apaçık resmidir bu kitap. Özellikle kitle hareketlerinin ortaya çıkmasından önceki gerek toplumsal gerekse harekete ilişkin kurumsal yapının oluşabilmesi için gerekli olan atmosferi anlatıyor.

Ayrıca kitle hareketlerinin ortaya çıkmasını ele alırken bu eylemsel duruşu doğuran önceki zaman dilimini betimlemekte ve bu resmi doğru okuyan aydın yahut güçlü kesimin kurumsal bir kitle hareketine lider olabileceğini dünya tarihinden de örnekler vererek aktarmaktadır.




Editör Notu: Reklamlara tıklayarak yapacağımız çekilişlere ve bize destek olabilirsiniz. Teşekkürler 🙂

Kitle hareketlerinin taraflarına eğilerek hangi toplumsal kimliklerin bu harekete taraf olmayı arzulayacağı, kimlerin kitle hareketinde vagon rol almayı göze alabileceğini belirtiyor. Bunun için de toplumu belli başlı gerek ekonomik gerekse entelektüel ayrımlara tabi tutarak ele alıyor. Tabii ki bu ayrımda büyük payı ekonomik alt uçların aldığı bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Özellikle alt uçlar olarak gördüğü ve toplum standardının aksine tutum sahibi olanları tek tek ele alıp hangi psikolojik etmenlerin bu kişilerde kitle hareketine müdahil olma bilinci yahut inancını aşıladığını aktarıyor yazar. Ayrıca bu alt uçların tabi olduğu, bağlandığı liderlerin özelliklerine bilhassa liderin söz sanatına olan yatkınlığının bu süreçte nasıl bir rol izlediğine temas ediyor. Bu genellemelerini Hitler, Mussolini, Lenin gibi şahıslar üzerinden kıyas yaparak eşleştirme ve sağlama yapıyor bir nevi. Genel hatlarıyla bu şekilde lokomotif ve vagonlarını resmettiği raylarda, en önemli nokta olan vagonların lokomotife bağlantı noktalarına değiniyor. Yani kitle hareketine katılımda hangi duyguların ağır bastığı, hangi duygu ve düşüncelerin örtbas edilmesi gerektiğine ve bunların, yol güzergahında hangi sapmalardan koruduğunu anlatıyor bir nevi işlevini ortaya koyuyor.

Kitle hareketlerinin mükemmel bir akıcılıkla ele alındığı gözlem kitabının içinde dolanmaya devam ediyoruz.

Yazar, ‘birlikte hareket ve nefsinden fedakarlık’ başlığını uygun bulduğu bölümde kolektif bir bilincin hakim olabilmesi için herkesin kendi benliğinden sıyrılıp kitlenin benliğine tabi olması ve ayrı bir kitle kimliği oluşturması işleniyor. Kitle hareketinin inanç-mantık, dün-yarın ve mevcut-hayal ikileminde hangi baremleri gösterdiğine temas ediyor sonrasında.

Kitlenin kendi arasında olan ilişkilerinde ayrılığa düşmemek için hangi birleştirici etkenler altında nefsini törpülemesi gerektiği aktarılarak farklı bir kimliğin oluşumu resmedilmiş.

Gerek bu değişimlerin gerekse kitle hareketinin ulaşmak istediği gayenin yöntemi olarak hem taklidin hem de zorlama ve iknanın rolü belirtilmiş.

Ayrıca kitle hareketinin ortaya çıktığı toplumdaki 3.kişileri yani harekete müdahil olmayanların rolüne ve bakışlarına değinerek bir kitle hareketini portakal kabuğunu soyarcasına elementlerine ayırıp her bir elementin rolüne değiniyor bu kitap.




Editör Notu: Reklamlara tıklayarak yapacağımız çekilişlere ve bize destek olabilirsiniz. Teşekkürler 🙂

Bir gözlem ve betimleme kitabı olmasının yanında bir çok defa ileri sürdüğü argümanları destekleyecek tarihte yaşanmış ve çok bilindik kitle hareketlerinden örnekler vererek geleceğe yönelik muhtemel kitle hareketlerinin doğacağı ortamı, hazırlık dönemini, hareketin yol güzergahını, bu yolda kullanabileceği araçları ve hareketin sonunu göstermek gayesindedir.

Kitapta her bir konuya ayrıca paragraf numarası verilerek hem kitab sıkıcı olmaktan çıkarılmış hem de bir paragrafın ortasında kaybolmaktan kurtarılmış önemli noktalar belirtilmiş bu da verilmek istenen mesajı daha etkili iletmeye yardımcı olmuş. Kitabın, dil açısından; burda yapmış olduğum tahliller her ne kadar bir analiz yoğunluğu olduğu izlenimi verse de  bir akademik dilden uzak ve olduğunca sade olarak kaleme alınmış bu da okura kitapla arasında resmi bir duvar örmeden istifade etme imkanı tanımış.

Kitabı, kitle hareketleri için vazgeçilmez unsur olan ‘kesin inançlılar’ın bir nevi anayasası olarak ele almak herhalde en yerinde tespit olacaktır. Hukuk dilinden uzak, samimi bir anayasa. Keyifli okumalar dilerim.

6

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: